Mutfakta Patatesler

mutfaktapatatesler1Bir kadını soyar gibi sözcükleri soyuyordu, mektupta, yolda, kendi kendiyle konuşmalarında, sandalyede oturuşunda, kolunu masaya koyuşunda: Am, kıç deligi, meme, boyun, bacak, kalça, parmak ucu, el bilegi, topuk. Bir patatesi soyarcasına dokunmuştu gövdesinin kıllarına, kulak memesindeki, yanak altlarındaki, pazularındaki tüylere. Sıcak çukurun üstündeki kara, kızıl kıllar uçurum kenarındaki güçlü çalılık, onu yasama bağlayan sarmaşıktı. Elini apışarasındaki bir tutam ormanda dolandırıyor, birbirine geçişen bahçeler buluyordu, her bahçenin bir evi vardı, evlere girmek için sımsıcak bir şiddetle yanıp kavruluyordu. Sözcükleri soyuyordu,
soydukça bir omuz, bir sırt, baldır, kaba etler arasında büzüşmüş bir halka, diz… Mutfakta soyulan patates. Bıçağı üstten sıyırarak gezdiriyor, bıçakla okşuyor patatesi, kara toprak rengi kabuk sıyrılıp ten rengi etli içi gözlerinin önünde, tabağın içine serilmiş, bıçağı tutan el tüm gücünü avuç içlerinde topluyor. Bir kadını soyar gibi sözcükleri soyuyordu, mektupta, yolda, kendi kendiyle konuşmalarında, sandalyede oturuşunda, kolunu masaya koyuşunda: Am, kıç deliği, meme, boyun, bacak, kalça, parmak ucu, el bileği, topuk. Bir patatesi soyarcasına dokunmuştu gövdesinin kıllarına, kulak memesindeki, yanak altlarındaki, pazularındaki tüylere. Sıcak çukurun üstündeki kara, kızıl kıllar uçurum kenarındaki güçlü çalılık, onu yasama bağlayan sarmaşıktı. Elini apışarasındaki bir tutam ormanda dolandırıyor, birbirine geçişen bahçeler buluyordu, her bahçenin bir evi vardı, evlere girmek için sımsıcak bir şiddetle yanıp kavruluyordu. Sözcükleri soyuyordu, soydukça bir omuz, bir sırt, baldır, kaba etler arasında büzüşmüş bir halka, diz… Mutfakta soyulan patates. Bıçağı üstten sıyırarak gezdiriyor, bıçakla oksuyor patatesi, kara toprak rengi kabuk sıyrılıp ten rengi etli içi gözlerinin önünde, tabağın içine serilmiş, bıçağı tutan el tüm gücünü avuç içlerinde topluyor.